Nefes Nefese dizisinin ilk bölümünde dikkat çeken yanlışlar nelerdi?

by dizidetay


Nefes Nefese dizisi Star TV ekranlarında izleyicilerle 1 Ağustos Çarşamba akşamı buluştu.

Uğur Yücel, Şükrü Özyıldız ve Melisa Şenolsun’un başrollerinde yer aldığı Nefes Nefese dizisinin ilk bölümü sosyal medyada büyük yankı yaratmış, izleyiciler diziyi beğendiklerine yönelik mesajlarıyla dikkat çekmişti.

Ancak dizinin ilk bölümüne yönelik önemli bir eleştiri de var.

Bu eleştiriler Milliyet Cadde yazarlarından Sina Koloğlu’ndan gelince dizi ekibinin de mutlaka dikkat etmesi gerektiğini düşünüyoruz.

“Bu dizi nasıl iyi olur?” başlığını taşıyan yazıda Koloğlu, ilk bölümde yansıyan sorunlara dikkat çekiyor:

“Fragmanını izlediğimde çok etkilenmiştim. Suriye kokulu bir macera dizisi havasındaydı ‘Nefes Nefese’… Sonra ilk bölüm ekrana geldi. Ev ahalisi, “Dağıldık” dedi. “Her şeyi vereyim, çok şey anlatayım” hali var dizide… Ekip çok geniş. Kadro iyi, fakat helva olmamış, dağınıklık mevcut. Böyle bir coğrafyada nasıl da gizemli bir macera projesi çıkar. Bunu artık dünya üzerinde söz sahibi olmuş bizim yerli dizi takımının yapması gerekmez mi? Elalem ‘24’ diye dizi çekiyor, bizim buralara el atıyor. ‘Designated Survivor’ yapıyor, kendi meşrebinde Orta Doğu politikalarını anlatıyor. Bu diziyle, “Hah işte işi yakaladık!” diyerek, heyecanlandım doğrusu.

NEFES NEFESE VİDEOLARI İÇİN TIKLAYINIZ

Hemen belirteyim, yapımın içinde Antakya’da geçen DAEŞ ilişkilerinin verilişi etkiliydi. Boran (Nik Xhelilaj çok iyi bir oyuncu olduğunu gösteriyor ve ayrıca çok yakışıklı jön olmaya aday) ile Rüya’nın (Melisa Şenolsun) buluşması öncesindeki operasyonlar, bana bu terör örgütünün ne kadar da içimizde olduğunu hissettirdi. Berlin’de karanlık ilişkiler içinde olan baba Ayaz (Uğur Yücel) ile kızı Rüya’nın, sonrasında Suriye’de olduğuna inandığı annesini bulmak için DAEŞ’le ilişkiye geçişi… Antakya’da bir başka hayatı olan Yusuf’la (Şükrü Özyıldız) yollarının kesişmesi…. Yusuf’un kendi hikayesinin bu işin içine girmesi, dışarıdan bakınca, sürüp gidecek birçok işaret veriyor. Fakat bizlere sunulan haliyle bunun mümkün olması zor. Sorun, hikayenin ekran önü ifadesinde…

Her sahneye bir müzik

Müzik konusunda bir iki laf edeyim; Sultan Akmeşe (Gülçin Santırcıoğlu) kahve falı bakıyor. Her şeyin karanlık olduğunu ve bakmak istemediğini söylüyor. Dizinin de ana teması bu… Müzik her telden çalıyor. Sahneye göre yapılamıyor. Bu bizim yerli dizilerdeki hastalığımız. Bir ara Lema Chamamyan çaldı.

Hep aynı örneği veririm, ‘Kurtlar Vadisi’nin sevgili Gökhan Kırdar imzalı müziği… Dizinin içinde verilen tüm duyguların bir temanın tornasından geçmesi halini nasıl da başardı. ‘Nefes Nefese’, hem ‘uluslararası standart’ olsun hem de total izleyiciyi içine alsın karmaşasında olmuş. Yine de hikayenin merak edilen bir durumu var. İlerleyen bölümlerde toparlaması ümidiyle “Hoş geldin” diyorum.

Özel içerikler youtube kanalımızda

Abone olun

related articles

Yorum Yap